28 Nisan 2011 Perşembe

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!

Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

14 Mart 2010 Pazar

Ünlülerin makyözü Simay Muratoğlu




Yani kim olursa olsun ister boksör ister bankacı ister esnaf tüm kadınlar için çok hayati mevzulardan biri saçları ve makyajıdır. Bursa'daki kadınlar artık diğerlerinden daha şanslı bu konuda çünkü ünlülerin makyözü Simay Muratoğlu artık Bursa'da. Küçük şirin bi salonu var kapıdan içeri girer girmez inanılmaz bir enerji ve sıcaklık sarmalıyor sizi ardından o şirin ve güzel kadın ikramlara boğuyor sizi. Kurabiyeler çaylar ve tatlı sohbeti. Tabi ki bundan ibaret değil inanılmaz profesyonel bir kadın aldığı kaşlar yüzünüz için kesinlikle olması gereken neyse odur. Resim yapar gibi yapar makyajı bir sanatkar bir ressam edasıyla. Saçlarınızı korkusuzca teslim edebilirsiniz onlara. Şahaneler yaratırlar o koltukta. Mutsuz kalkan varsa lütfen yazsın çünkü bunun olabileceğine inanmıyorum. Öyle güzel balyajlar yapıyolar ki doğallığı tartışma konusu bile yapılamaz. Elbetteki bir ticari işleme ama para kaygısı gütmeden yaparlar işlerini severek yaparar ve yaptıkları işe yansır bu durum. Elimde bi kaç fotoğraf var onları paylaştım ama daha niceleri sitesinde yer almakta mutlaka bakın derim...

Ben nerden mi biliyorum bunları? Öğrenciliğimde bir dönem yanlarında yarı zamanlı olarak çalıştım reklam için değil gerçekten hakettikleri için yazıyorum bunları. İşini iyi yapan bu insanlara inanılmaz saygı duyuyor ve cidden çok seviyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum herkese :))))

İncelemek isteyenler burdan simay hanım hakkında bilgide alabilirler. http://www.simaymuratoglu.com/
ahanda bu da adresleri
CUMHURİYET MAH. ATAEVLER GAZİ CADDESİ AYIŞIĞI ST. C BLOK NO:9 NİLÜFER BURSA
453 59 19

8 Mart 2010 Pazartesi

KADIN DEDİĞİN...


Kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaşlı ve sıcak olur.
Ağırbaşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet.
Şımarıklığın da hakkını verir.
Ağırbaşlı tebessümleri olur bir de.
Kadın yüzü dediğin mahkeme duvarına benzemeyecek.
Bu tebessümler sevgidir.
Yumuşacık bir sevgi olur kadın yüreğinde.
Kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun.
Erkeğini dizine yatırıp saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın.
Kadının hası nerede, nasıl davranacağını bilir…
İnsanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz; ama gerçek bir
Osmanlı kadını gibi,adabıyla, raconuyla istediğini alır.
Dırdır etmez.
Çok konuşup, baskı yapıp erkeği bezdirmez.
Yüz göz olmaz kadının hası.
Bazen öyle bir bakar ki, hele bir de bazen öyle bir susar ki,
bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar.
Bu kadın üzülmeyi de bilir, ağlamayı da,kızmayı da.
Ama üzmemek lazım, ayrıca kızdırmaya da gelmez.
Gerçek bir kadın ezik durmaz.
Kambur yürümez, dimdik durur.
Kendine saygısı, güveni vardır.
Erkeğine can yoldaşı olur,destek olur, onu dinlemeyi bilir.
Bazen utangaç olur, bazen ürkek.
Soğuktan ya da yalnızlıktan korkabilir kadın.
Aptal olmaz gerçek bir kadın.
Bön bön bakmaz adamların suratına.
Hülyalı bakışları da olsa, zihni uyanık olur.
Hüznü, gökten deli deli yağan yağmur gibi olur, saçlarından akar.
Neşesi ise öyle renkli, öyle dağınık; saçları savrulur.
Kahkahaları vardır bu kadının, çın çın eder odaların duvarlarında. Sesi güzel olur kadının, biraz buğulu...
Arada bir pencereye yaslar başını,sokağa dalıp gider, bir şarkı söyler. Olgunluğuyla şaşırtır erkeği.
Bazen de öyle çocuk olur, öyle sağlam saçmalar ki,
yine, yine şaşırtır onu.Sıkmaz kadın,
bunaltmaz, yaşa yaşa bitmez.
Huzur verir varlığıyla. İçmesini de bilir kadının hası.
Bazı akşamlar anason kokulu tüter sofrasının sıcağı.
İçli bir türkü dinler bazen, üşür, sırtına hırkasını alır.
Konuşurken insanın yüzüne bakar kadın.
Kibirli olmaz. Kültürsüz olmaz. Bomboş olmaz kafası.

Dünyanın, ülkenin olaylarını bilir,anlar,
söyleyecek sözü vardır.
Kişiliklidir. Beceriklidir.
Tırnağı kırılınca üzülür, üzülür işte,
profesör de olsa, sultan da olsa,
boksör de olsa üzülür. Gerçek bir kadın hiçbir zaman reklam panolarındaki kızlara benzemez.
Etini teşhir etmez. Fosforlu bir taş gibiliği yoktur onun, loş bir cazibesi vardır.
Albenisi metrelerce öteden çarpar adamı.
Ne kadar örtüneceğini, ne kadar açılacağını, yerine ve zamanına görebilir.
Gerçek bir kadın Paris podyumlarında yürüyen,
17. yüzyılın vebalı kadınları gibi mankenlere benzemez.
Uzun saçları vardır kadının.
Yumuşak olur, güzel kokar.
Kadının hası saçlarını ne zaman toplayacağını, ne zaman salacağını bilir.
Kadına yaraşmaz soğukluk.
Gerçek bir kadın göbek atmayı, gerdan kırmayı, iyi becerir;
ama öyle her yerde masaların üstüne çıkıp oynamaz.
Havasında oldu mu, bir oynadı mı, herkes onu izler.
Kadın korunmayı sever, ama korunmaya muhtaç olmaz.

Erkekler korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar.

Güçlü kadından ise çekinirler, ona yanaşamazlar.

Kadının hası bu dengeyi kurmayı bilir;
gücünü erkeğin gözüne gözüne sokmaz.
Has kadına naz da yakışır, kapris de.

Öyle tatlı, öyle kıvamlı naz eder ki,
onun nazını erkek zevkle çeker.

Gerçek bir kadın şiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur.

-Can YÜCEL-

31 Temmuz 2008 Perşembe

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KYK

ÖSS sonuçları açıklandıktan sonra kayıtlar yaptırılıp kalınacak yer aranmaya başlanacak ve bir çok öğrenci kredi yurtlar kurumunda kalacak. Bencede her öğrenci en az bir yılını burada kalarak geçirmeli. Ama bir yılı aşmamasında fayda var :)
Kendi deneyimlerimden biraz bahsedeyim belki faydası dokunur. 5 tane kız bloğu 3 tane erkek bloğu var. Merkez kantin adında benim pek hoşlanmadığım akşamları sıcak yemek çıkan bir yer var. Aynı zamanda orada internete girilip çamaşırda yıkanabilyor. Genel kullanıma açık yanlış hatırlamıyorsam 5 çamaşır makinası var.Ben ilk önce 3. blokta kaldım 6 kişilik kız bloğu. Odaların 6 kişi olması sabah havasızlıktan uyanamamaya neden olabiliyor ama yurtta kalabalık her zaman eğlence demektir aynı zamanda.Şartlar çok zor ama tatını çıkarmaya bakınca eğlenceli hale gelebiliyor. Artık her katta banyo var. Katlarda yaklaşık 20 oda var her odada 4 ya da 6 kişi kalıyor her katta 4 yıkanma kabini ve 5 ya da 6 tuvalet var. Banyolar pazar günleri hariç yeterli oluyor.Bloklarda kediler dolaşır eğer odanızın kapısı açık kalırsa yatağınızı paylaşmaktan acayip keyif alır bu kediler. Yılın belli aylarında katlarda doğum yaparlar. Yavruları maskot olur blokta. İşin iyi yanından bakmakta fayda var neee kedimi demeyin onlar olmasa fareler ortaya çıkmaya başlıyor o daha korkunç.
Benim kaldığım yıl günlük 1,5 ytl lik yemek kuponu veriliyordu. blok kantininden ya da merkez kantinden o gün içinde kuponun harcanması gerekiyor.üzerlerinde tarih var biriktirip toptan harcayamıyosunuz.1.blok 4 kişilik şartlar diğer bloklarla aynı sadece kişi sayısı az. Erkek bloglarında siyasi olaylar olduğuna sorunlar çıktığına dair şeyler duydum ama kız bloklarında bu tip sorunlar yaşanmıyor. En alt katta kantinde televizyon da var ama sadece dizi izleniyor. Sıkıysa bi tartışma programı aç yerler adamı valla.
Son olarak yurtta herkes yalnız ailesinden uzak ve öğrenci o nedenle insanlar çabuk kaynaşıyor. Sanki yıllardır tanışıyorsunuz gibi oluyor bir hafta içinde. Hiç aç kalmıyosunuz.Ben çalıştığım için geç saatlerde yurda geliyodum 12 de kantin kapanıyor ve açım kapı kapı dolaşıyordum açım yiyecek var mı diye. Tabi bunu niçin sevilen bi tip olmanız gerekiyor.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

:(

Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da patlayan bomba sonucu tam 18 insan hayatını kaybetti. Bunu planlayan, yapın kararını veren, eyleme geçiren insanlar 8,5 aylık hamile bir kadının ve karnındaki çocuğun ölümü üzerine ne yaptılar, nasıl uyudular, mideleri bu olayın üzerine yemek kabul edebildi mi, daha da merak ettiğim şey bu insanlar anne, baba ya da abla, abi olabilirler mi acaba? Eve gittiklerinde şevkatle sarıldıkları çocukları var mı? Varsa ve eğer sarılabildilerse ellerindeki kanla,hiç utanmadılar mı kendilerinden? Ya bir gün bir şerefsizde benim çocuğuma bunu yapar mı demediler mi? Belki kapı komşumuz bu insanlar...
Vefat edenlerin ailelerine sabırlar diliyorum.

29 Mayıs 2008 Perşembe

TELEKULAK!!!!

Durup durup birden başlayıveriyorlar skandal!!! dinleniyoruz. Türkiye'de en azından benim için öğlesine sıradanki birilerinin dinleniyor olması. Nedense şaşırmıyorum!!!
Tecavüzcülerin 3 ay ceza aldığı, ülkesi için bişeyler yapmaya çalışanların yargılandığı ,tutuklandığı, işkencecilerin elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda dolaştığı, 1 Mayıslarda genç kızların kendi vergileriyle maaş alan polislerce ayaklar altında sinek gibi ezilişine maalesef seyirci kalındığı, yazarlarının, ekonomistlerinin, aydın ve düşünürlerinin hunharca öldürüldüğü,öldürenlerin itinayla gizlendiği,sanatçılarının konuşamadığı bir ülke burası.
NEDEN ŞAŞIRIYORSUNUZ Kİ MUHALEFET PARTİSİ GENEL SEKRETERİNİN, HÜKÜMETCE DİNLENMESİNE. BUNDA NE VAR CANIIIIM!!!!

İNTERNETTEN PARA KAZANIN

Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın